1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Charlie Chaplin ve Şarlo: Diktatörlüğe Karşı Umudun Sesi

Charlie Chaplin ve Şarlo: Diktatörlüğe Karşı Umudun Sesi

Chaplin, Şarlo karakteriyle faşizme ve makineleşmeye karşı durarak insanlık onurunu savunan evrensel bir özgürlük çağrısı başlattı.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Toplumsal düzenin en hassas halkası olan insan, korkuya karşı direncini ancak bilinç, cesaret ve sönmeyen bir umutla inşa edebilir. Baskıcı rejimlerin en büyük besin kaynağı olan umutsuzluk, bireylerin cesaretini kırarak onları sindirmeyi hedefler.

Şarlo Karakteri Kimdir ve Toplum Eleştirisindeki Rolü Nedir?

Charlie Chaplin, 1936 yılında izleyiciyle buluşan Modern Zamanlar filminde, 1914’te hayata geçirdiği ve hem komedinin hem de toplumsal eleştirinin sembolü haline gelen Şarlo karakterinin hayat mücadelesini beyaz perdeye taşır. Chaplin’in bu son sessiz yapımı, mevcut düzenin insanı öğüten ve bir nesneye dönüştüren çarklarını, bireyin o mekanizmanın bir parçası haline gelişini, kendine yabancılaşmasını, sürüleştirilmesini ve bu baskıya karşı sergilediği direnişi konu alır.

Büyük Diktatör Filmi Ne Zaman ve Neden Çekildi?

Chaplin, ilk sesli yapımı olan 1940 tarihli Büyük Diktatör filminde, Hitler’in eylemlerinin henüz tüm dünya tarafından tam anlamıyla kavranmadığı bir dönemde Nazizmi sert bir dille eleştirir. Nazileri; zihinleri ve kalpleri adeta bir makine gibi işleyen insanlar olarak tanımlayarak ağır bir şekilde yerer.

Şarlo’nun Evrensel Umut Çağrısı Nasıl Yankı Buldu?

Yumurcak, Şehir Işıkları, Altına Hücum, Sirk ve Sahne Işıkları gibi eserleriyle kitleleri hâlâ güldüren ve düşündüren Şarlo’nun, filmin finalindeki konuşması evrensel bir nitelik kazanır:

“…Bu dünyada herkese yetecek yer var. Ve toprak hepimizin ihtiyacını karşılayacak kadar bereketli… Hayatın bize çizdiği yol, özgürlük ve güzelliklerle dolu olabilir ama biz onu yitirdik. Hırs ruhumuzu zehirledi, dünyayı bir nefret çemberine aldı, hepimizi kaz adımlarıyla sefalete ve kana sürükledi. Hızımızı artırdık ve bunun tutsağı olduk. Bolluk getiren makineleşme bizi yoksul kıldı. Edindiğimiz bilgiler bizi alaycı, zekâmızı ise katı ve acımasız yaptı… Makineleşmeye değil, insanlığa muhtacız aslında. Zekâya değil, iyilik ve anlayışa… Bu değerler olmadan hayat korkunç olur, her şeyimizi yitiririz. Uçaklar ve radyo denen icat bizi birbirimize yakınlaştırdı. Bu buluşların varoluş nedeni, insanın içindeki iyiliği ortaya çıkarmak, evrensel kardeşliği inşa etmek ve birleşmemizi sağlamak. Şu anda bile sesim dünyadaki milyonlarca insana, acı çeken kadınlara, erkeklere ve çocuklara, suçsuz insanları hapse atıp işkence eden bir sistemin kurbanlarına bu sayede ulaşabiliyor. Beni işitenlere şunu söylemek istiyorum: ‘Umutsuzluğa kapılmayın.’ Üstümüze çöken bela; vahşi bir hırsın, insanlığın gelişmesinden korkanların duyduğu acının bir sonucu. İnsanlardaki bu nefret duygusu geçecek. Diktatörler yok olacak ve halktan aldıkları güç, yine halkın eline geçecek. Son insan ölene kadar özgürlük yok olmayacak. Kendinizi vahşilere teslim etmeyin. Sizleri değersiz gören ve tutsak edenlere, hayatlarınızı yönetmeye çalışanlara, size ne yapmanız, ne düşünmeniz, ne hissetmeniz gerektiğini emredenlere; hepinizi hayvan terbiye eder gibi şartlandırıp topun ağzına sürenlere boyun eğmeyin. Bu doğa dışı adamlara, bu makine kafalı, makine kalpli adamlara boyun eğmeyin. Sizler birer makine değilsiniz! Sizler hayvan da değilsiniz! İnsansınız. Kalbiniz insanlık sevgisiyle dolup taşıyor. Nefret etmeyin! Yalnızca sevilmeyenler nefret eder; sevilmeyenler ve doğaya aykırı olanlar… Kölelik için değil özgürlük için savaşın!… Siz insanlar güce sahipsiniz. Makineleri yapacak güce, mutluluğu yaratacak güce… Bu hayatı özgür ve güzel kılacak güce sahipsiniz. Hayatı olağanüstü bir maceraya çevirecek olan da yine sizsiniz. Öyleyse, demokrasi adına haydi sahip olduğumuz bu gücü kullanalım. Birleşelim! Yeni bir dünya için savaşalım, insanca bir dünya için… Herkese çalışma şansı verecek, gençlere gelecek, yaşlılara güvenlik sağlayacak bir dünya için savaşalım… Zalimler de böyle sözler vererek iktidara geldiler. Ama yalan söylediler, sözlerini tutmuyorlar, hiçbir zaman tutmayacaklar! Diktatörler sadece kendilerini özgürleştirir, insanlarıysa tutsaklığa mahkûm ederler. Haydi, şimdi bu sözleri tutmak için, dünyayı özgürleştirmek için savaşalım. Sağduyulu bir dünya için… Bilimin ve gelişmenin bütün insanlığa mutluluk getireceği bir dünya için savaşalım.”

ŞARLO’NUN UMUDA ÇAĞRISI

Charlie Chaplin ve Şarlo: Diktatörlüğe Karşı Umudun Sesi
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

WordPress ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
Alternatif ile Haber Hakkında Sohbet

Alternatif ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir