Türkiye Cumhuriyeti ile aynı yaşta olan, hatta ilk sınavına Cumhuriyet’in ilanından tam 72 saat önce çıkan A Milli Futbol Takımımız, köklü bir geçmişin temsilcisidir. 26 Ekim 1923’te Taksim Kışlası sahasında Galatasaray’ın kurucu ismi Ali Sami Yen Bey’in teknik liderliğinde Romanya’ya karşı ilk “milli” mücadelesine çıkan Ay-Yıldızlılar, beyaz fanila üzerindeki kutsal amblemiyle sahadaydı. Maçta 1-0 geriye düşülmesine rağmen, Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel’in attığı gollerle 2-1 öne geçilmiş ve müsabaka 2-2’lik beraberlikle sonuçlanmıştı.
Milli Takım’da Son Durum Nedir?
Böylesine anlamlı bir mirası devralan Milli Takım, ne yazık ki son 10 günlük periyotta çıktığı 4 karşılaşmadan da mağlubiyetle ayrılarak ağır bir yara aldı. Fransa, Belçika ve iki kez karşılaştığı İtalya önünde alınan seri yenilgiler, takımı adeta “şamar oğlanına” çevirdi. Yenilen çok sayıda gol ve sergilenen futbol, futbolseverleri ekran başından uzaklaştıracak kadar can sıkıcı bir hal aldı.
Başarısızlığın Sorumluları Kimler ve Ne Yapıyorlar?
Ortadaki bu vahim tablo karşısında sorumluluk alıp istifa etmesi gerekenler, aksine sessiz kalmayı veya durumu normalleştirmeyi tercih ediyor. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, İtalya karşısındaki hezimetin ardından soluğu bir UEFA organizasyonu için Berlin’de aldı. Teknik direktör Montella ise alınan sonuçları küçümseyerek, “Türkiye daha önce Uluslar Ligi A Grubu’nda oynamış mıydı ki garipsiyorsunuz?” şeklinde bir açıklama yaptı. Kalburüstü takımlarla oynandığı bahanesinin arkasına sığınan İtalyan hocaya karşın, bu ülkenin futbol geçmişi başarılarla doludur.
Milli Takım Geçmişte Neleri Başarmıştı?
Bu takım, Şenol Güneş ile dünya üçüncülüğü kürsüsüne çıkmış, Fatih Terim yönetiminde Avrupa üçüncüsü olma başarısını göstermiştir. Yine Mustafa Denizli önderliğinde Hollanda, İtalya, Hırvatistan ve Almanya gibi dünya devlerini dize getirmiştir. Ancak günümüzde ne Montella’dan ne de vasfı tartışılan İbrahim Hacıosmanoğlu’ndan hesap soran bir merci bulunmamaktadır.
TFF ve MHK İçindeki Sorunlar Nelerdir?
Ay-Yıldızlı forma Türk milleti için bir onur, ortak bir gelecek sembolüdür ve birkaç kişinin keyfiyetine bırakılamaz. TFF’nin paydaşları ve genel kurul üyeleri bu kötü gidişata sessiz kalırken, Kulüpler Birliği Vakfı da duruma kayıtsız görünmektedir. Bu noktada Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın müdahale etmesi gerekmektedir; zira TFF’deki yönetim zafiyeti sadece saha sonuçlarıyla sınırlı değildir. Merkez Hakem Komitesi’nde (MHK) yaşananlar da durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Başkan Ferhat Gündoğdu ve yönetiminin “hapiste” olduğu, Hacıosmanoğlu’nun “kemençe arkadaşı” olarak bilinen FIFA kokartsız hakem Yasin Kol’un da “içeride” bulunduğu bu karanlık tabloya rağmen kimse “artık gidin” dememektedir.
Milli forma heyecanını bizzat tatmış ve ülkesini temsil etmiş spor insanları ve yazarlar olarak bizler, bu tablonun cesametini görüyor ve en nazik şekilde çağrımızı yineliyoruz: Efendice istifanızı verin ve bu görevi bırakın.

