Boğaziçi Üniversitesi’nde eğitim gören gençler, ardı arkası kesilmeyen yemekhane zamlarına karşı seslerini yükseltti. Yaşam maliyetlerinin arttığı ve beslenme hakkının tartışmaya açıldığı bu dönemde, üniversite yönetiminin fiyat artışları kampüste büyük bir huzursuzluğa neden oldu.
Neden Tepki Gösteriliyor?
Üniversite bünyesindeki yemek fiyatlarına kısa bir süre içerisinde üçüncü kez zam yapılması fitili ateşleyen ana sebep oldu. Yemek ücretlerinin 50 liradan 85 liraya yükseltilmesine karşı çıkan öğrenciler, Öğrenci Temsilciliği Kurulu’nun (ÖTK) çağrısıyla bir araya geldi. Ekonomik veriler ışığında, bir Boğaziçili öğrencinin aylık yemek masrafı 7 bin TL’yi aşarken, sağlanan KYK kredisinin 4 bin TL düzeyinde kalması aradaki uçurumu gözler önüne seriyor.
Eylemler Nasıl Gerçekleşti?
Önceki gün öğle saatlerinde kuzey kampüste toplanan öğrenciler, zam kararını protesto etmek amacıyla yemekhane turnikelerinden ücret ödemeden geçti. Bu sembolik eylem sırasında öğrenciler, yemekhane personeliyle yan yana gelerek bonelerini taktı ve servis tezgahının başına geçerek arkadaşlarına kendileri yemek dağıttı.
Ne Zaman Müdahale Edildi ve Kimler Hedef Alındı?
Protesto sonrasında kampüse yüzlerce polisin sevk edildiği ve çok sayıda özel güvenlik görevlisinin ek mesaiye çağrıldığı öğrenildi. Eylemlerin ertesi gün de devam etmesi üzerine, bazı öğrencilere Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Fazıl Önder Sönmez imzalı e-postalar gönderildi. 6 Ekim tarihli güvenlik raporuna dayandırılan bu mesajlarda, yemekhane işleyişini “bozucu nitelikte eylemde bulunulduğunun tespit edildiği” belirtilerek öğrenciler hakkında disiplin soruşturması açılacağı tebliğ edildi. Benzer eylemlerin tekrarlanması durumunda yeni yaptırımların uygulanacağı uyarısı yapıldı.
Süreçteki Şeffaflık Sorunu Nedir?
Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi Örgütlenme Sekreteri Şenol Solum, konuya dair Cumhuriyet’e önemli açıklamalarda bulundu. Sorunun sadece son yapılan zamdan ibaret olmadığını vurgulayan Solum, üniversitedeki şeffaflık ve denetim mekanizmalarının yok edildiğine dikkat çekti. Geçmişte zam konularında sendikalarla müzakere edildiğini hatırlatan Solum, “Bugün böyle bir mekanizmadan söz edemiyoruz” dedi.
Uygulama Hangi Zorlukları Beraberinde Getiriyor?
Personel yemek ücretlerinin doğrudan maaşlardan kesilmesi nedeniyle çalışanların çoğunun bir öğün bedelini dahi tam olarak bilmediği ifade edildi. Öğrencilerin ise yeni fiyatları ancak yemekhanede kartlarını okuttukları an öğrendiklerini belirten Solum, özellikle kahvaltı içeriklerinin geçmiş yıllara kıyasla zayıfladığını dile getirdi. Ayrıca, geçmiş faaliyet raporlarında sunulan öğün sayılarının 2025 raporunda paylaşılmaması dikkat çeken bir diğer detay oldu.
Kamu Kaynağı Tartışması ve Maliyet Çelişkisi
Şenol Solum, öğrencilerin sağlıklı gıdaya erişiminin bir ticari hizmet olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: “Öğrencinin yeterli ve sağlıklı bir öğüne ulaşması bizim açımızdan bir lütuf ya da ticari hizmet değil, kamusal eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.”
Yüz milyarlarca liralık fonlar tartışılırken öğrenci yemeğinin maliyet konusu yapılmasını eleştiren Solum, kampüse yığılan polisin yarattığı harcamaya değinerek “Burada ciddi bir ölçü sorunu var” dedi. Yönetim ile öğrenciler arasındaki diyaloğun çözüm için şart olduğunu belirten Solum, “Bir tarafta öğrencinin yediği bir tabak yemek üzerinden kamu kaynağı tartışması yürütülürken, diğer tarafta yüzlerce polisin kampüse sevk edilmesinin maliyeti neden konuşulmuyor?” sorusunu yöneltti.
