1. Haberler
  2. Siyaset
  3. 7 Ekim’den Üç Yıl Sonra: Ortadoğu’da Kâğıttan Kuleler Yıkılıyor

7 Ekim’den Üç Yıl Sonra: Ortadoğu’da Kâğıttan Kuleler Yıkılıyor

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, 5 Ekim'deki toplantı sonrası Mekke İttifakı ile bölgede yeni bir askeri savunma dönemi başlatıyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bundan üç yıl önce Ortadoğu’nun jeopolitik yapısı, hassas dengeler üzerine kurulu bir kâğıttan kuleyi andırıyordu. İsrail-Filistin gerilimi, Sünni-Şii rekabeti ve İsrail-İran fay hatları bu yapının temel dayanaklarıydı. Filistin halkının yaşadığı çaresizlik adeta unutulmuşken, Hamas’ın 7 Ekim saldırısı bu statükoyu temelinden sarstı ve kâğıttan kalenin hızla çöküşünü başlattı.

Süreç İçinde Neler Yaşandı?

Faşist Netanyahu yönetimi, önceden haberdar olduğu anlaşılan bu saldırıyı bir fırsat olarak kullanıp Gazze’de bir soykırıma, Batı Şeria’da ise etnik temizlik faaliyetlerine girişti. Çatışmalar Lübnan’a taşınırken, Trump rejiminin İran’a saldırmaya ikna edilmesiyle kriz küresel bir boyuta ulaştı. İran’a yönelik hamleler; hammadde ve enerji tedarik yollarını bozarak dünya ekonomisini finansal kriz, enflasyon ve resesyon sarmalına itti. Böylece bölge jeopolitiği; Kafkasya’dan Kızıldeniz’e, Doğu Afrika’dan Güney Asya’ya, hatta Ukrayna’daki savaşa kadar genişleyen bir etki alanına dönüştü.

Yeni Jeopolitik Dengeler Neden Ortaya Çıktı?

Eski düzenin yıkılmasıyla birlikte son derece karmaşık ve patlayıcı bir ittifaklar zinciri oluştu. İsrail ile Yunanistan’ın yakınlaşması, Körfez ülkelerinin İsrail ile yürüttüğü ilişkiler ve ABD’nin Irak topraklarından çekilmesi bu yeni dönemin işaretleridir. Hindistan bir yandan İsrail ile ortaklık kurarken diğer yandan Rusya ve İran ile bağlarını koparmıyor. Çin ise İran’dan enerji ithal ederken Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile stratejik dengesini koruyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması, bu yeni yapının güvenlik, ticaret ve teknoloji çıkarları doğrultusunda, büyük güçlerin rekabetiyle şekillendiğini kanıtlıyor.

ABD’nin Caydırıcılığı Kimler Tarafından Sorgulanıyor?

İran operasyonunun ABD’nin arzu ettiği şekilde sonuçlanmaması ve Husilerin Kızıldeniz’deki Babülmendep çıkışını kapatma gücü, Washington’ın caydırıcılığını tartışmaya açtı. Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski ve Körfez’deki ABD üsleri ile enerji altyapısının hedef alınabilir hale gelmesi, bölgedeki askeri güveni zedeledi. Bir 2026 Pew araştırmasına göre, 36 ülkede ABD’yi güvenilir bir ortak olarak görenlerin oranı 2022’ye göre ciddi şekilde geriledi. Türkiye’de ise halkın yaklaşık beşte dördü ABD’ye olumsuz bir perspektifle bakıyor. Bu durum, Körfez ülkelerini kendi savunma kapasitelerini artırmaya ve bölgesel güvenlik alternatifleri aramaya zorluyor.

İsrail’in Konumu Nerede Sarsıldı?

Askeri açıdan Hamas ve Hizbullah’ın kapasitesini büyük oranda zayıflatan İsrail, Suriye’de İran nüfuzunun kırılmasından faydalanarak bölgesel üstünlüğünü kanıtladı. Ancak bu askeri başarılar, İsrail’in uzun vadeli meşruiyeti için büyük tehditler doğurdu. Gazze’deki soykırım, İsrail’in Batı dünyasındaki diplomatik pozisyonunu derinden sarstı. Netanyahu hükümeti ile Avrupa arasındaki gerginlik, özellikle İngiltere örneğinde olduğu gibi şiddetlendi. Filistin meselesi ve uluslararası hukuk çerçevesinde İsrail’in meşruiyeti ilk kez bu denli kapsamlı bir şekilde sorgulanır hale geldi.

Türkiye Bu Yeni Denkleme Ne Zaman ve Nasıl Dahil Oldu?

Türkiye; Asya ile Avrupa, Doğu Akdeniz ile Kızıldeniz arasındaki köprü rolüyle bu yeni jeopolitik sürecin merkezinde konumlanıyor. İHA teknolojisi, savunma sanayisi ve Somali’den Suriye’ye uzanan askeri-siyasi ağları Ankara’ya geniş bir manevra alanı sağlasa da, bu durum rejimin iç dengelerini ve ekonomik gücünü zorlayan riskleri de beraberinde getiriyor. Suudi Arabistan’ın ABD şemsiyesine tam bağımlı kalmamak adına Türkiye ve Pakistan ile imzaladığı Mekke İttifakı, Türkiye’ye yeni askeri sorumluluklar yüklüyor. 5 Ekim tarihindeki ikinci toplantı sonrası yapılan ortak açıklamaya göre, ortak savunma taahhüdü gereği Türk ve Pakistan askerlerinin hızlı bir şekilde Suudi Arabistan’a intikali planlanıyor.

Yeni jeopolitik son derece değişken bir yapıda ilerliyor: İran direnirken, İsrail meşruiyetini kaybediyor ve ABD’nin gücü sorgulanıyor. Türkiye ise farklı jeopolitik havzaları birleştirme çabasıyla İsrail ile karşı karşıya gelme ihtimalini barındırıyor. Ancak mevcut ekonomik tablo ve devlet kapasitesinin bu büyük riskleri karşılamaya hazır olup olmadığı belirsizliğini koruyor.

7 Ekim’den Üç Yıl Sonra: Ortadoğu’da Kâğıttan Kuleler Yıkılıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

WordPress ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
Alternatif ile Haber Hakkında Sohbet

Alternatif ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir