Dünya genelinde tırmanan jeopolitik gerilimler ve çatışmalar, enerji maliyetlerini yukarı çekerek Türkiye’deki tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. ABD, İsrail-İran gerginliği ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi faktörlerin etkisiyle brent petrolün varil fiyatı 107.52 dolar seviyelerine kadar tırmandı. Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında bu yıl için 88 dolar olarak tahmin edilen ham petrol fiyatlarının bu öngörünün çok üzerine çıkması, yurt içinde motorin fiyatlarının 100 lira sınırına dayanmasına neden oldu.
Akaryakıt Fiyatları Bölge Bölge Nasıl Değişiyor?
Mazot fiyatlarındaki artış, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha sert hissediliyor. Elazığ, Muş ve Şırnak gibi illerde motorinin litre fiyatı dün itibarıyla 98.48 liraya kadar yükseldi. Büyükşehirlerde de durum farksız; İstanbul Avrupa yakasında motorin 95.65 liradan, Ankara’da 96.78 lira civarından, İzmir’de ise 97 liranın üzerindeki rakamlarla pompalara yansıdı. Türkiye’nin tahıl merkezi Konya’da ise fiyatlar 98 liraya ulaştı.
Yeni Destekleme Sistemi Çiftçiye Ne Sunuyor?
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kapıkıran, mazot ve gübre desteklerinin “temel destek” adı altında yeniden yapılandırıldığını hatırlattı. Bu yıl için belirlenen temel desteğin taban fiyatının 310 lira olduğunu belirten Kapıkıran; buğday, arpa, yulaf ve çavdar üreticilerine dekar başına 403 lira mazot ve gübre desteği sağlandığını ifade etti. Diğer ürün gruplarında ise destek miktarları; ayçiçeği, fındık, soya ve kanola için 465 lira, pamuk ve çeltik için 697.5 lira, baklagiller ve yumrulu bitkiler için ise 310 lira olarak açıklandı.
Verilen Destekler Üretim Maliyetini Karşılıyor mu?
Üretim maliyetleri ile destekler arasındaki uçuruma dikkat çeken Murat Kapıkıran, bir dekar buğday ekimi için 8 ile 10 litre arasında mazot harcandığını vurguladı. Kapıkıran, “Buğday ektiniz. Mazot ve gübre temel desteğiniz 403 lira. Bu miktar mevcut fiyatlarla sadece 4 litre mazot alabiliyor. Yani kullanılan yakıtın ancak yarısını karşılıyor ve gübre için hiç pay kalmıyor. Bu destekleme modeli bu haliyle uygun değildir” şeklinde konuştu.
Üreticinin Maliyet ve Alım Fiyatı Dengesi Nasıl Bozuldu?
Çiftçinin üretimden kopmaması için borç yükünden kurtarılması gerektiğini belirten Murat Kapıkıran, TMO tarafından 16 bin 500 lira olarak açıklanan buğday alım fiyatının, 15 bin 100 lira ile 19 bin 100 lira arasındaki maliyetler karşısında yetersiz kaldığını söyledi. Sanayi sektöründe fiyatlar belirlenirken refah payı, büyüme ve enflasyonun hesaba katıldığını ancak buğdayda sadece maliyet hesabının yapıldığını belirten Kapıkıran, mevcut alım fiyatlarının anlamını yitirdiğini dile getirdi.
Ekim Ayı Neden Tarım Sektörü İçin Kritik?
Mazot fiyatlarındaki artışın gübre fiyatlarını da tetiklediğini ifade eden Murat Kapıkıran, içinde bulunduğumuz Ekim ayının önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Ekim ayı tarımda tohum atma zamanıdır; mazot ve gübrenin en yoğun kullanılacağı dönemdir. Bu kalemlerdeki büyük artışlar nedeniyle mutlaka özel bir düzenleme hayata geçirilmeli. Üreticinin tarlasını ekmekten vazgeçmesi engellenmeli ve tarla sürümünü teşvik edecek paketler duyurulmalıdır. Aksi halde bu maliyet artışları büyük bir kaosa yol açarak önümüzdeki yılları da etkileyecektir.”








