Türkiye ve Rusya arasındaki diplomatik ilişkiler, S-400 sistemlerinin geleceğinden nükleer enerji yatırımlarına kadar geniş bir yelpazede hareketli bir dönemden geçiyor. Karadeniz’deki gemi güvenliği ve Türkiye’nin Ukrayna ile mühimmat ticareti gibi hassas konuların gündemde olduğu bu süreçte, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin, Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtladı. Büyükelçi, S-400’lerin Birleşik Arap Emirlikleri’ne muhtemel satışı hakkındaki soruları yanıtsız bırakırken, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın geleceğine dair önemli mesajlar verdi.
Büyükelçi Sergey Verşinin İzmir ziyaretinde kimlerle görüşüyor?
İzmir’in kurtuluşunun 104. yıldönümü vesilesiyle şehre bir ziyaret gerçekleştiren Sergey Verşinin, kentin tarihi derinliğine vurgu yaptı. Millî Mücadele döneminde Sovyet Rusya’nın Türk halkının bağımsızlık mücadelesinde sergilediği dayanışmayı hatırlatan Verşinin, programı kapsamında valilik, büyükşehir belediyesi ve iş dünyası temsilcileriyle temaslarda bulunuyor. Rus vatandaşlarıyla da bir araya gelecek olan Büyükelçi, ziyareti sırasında Nâzım Hikmet’in yaşamını konu alan sergiyi de ziyaret edeceğini belirtti.
Ziyaretin en dikkat çekici kısımlarından birini ise Türkiye’deki orman yangınlarıyla mücadele eden Be-200ChS amfibi uçaklarının Rus personeliyle yapılacak buluşma oluşturuyor. Verşinin bu durumu, “Tıpkı yüz yıl önce olduğu gibi bugün de yine bir aradayız, dar günümüzde birbirimizin imdadına yetişiyoruz” sözleriyle özetledi.
Ukrayna’ya mühimmat satışı iddiaları hakkında ne biliniyor?
Ağustos ayının başında ABD Kongresi tutanaklarına yansıyan Türkiye’nin Ukrayna’ya ağır mühimmat satma girişimi, Moskova’da tepkiyle karşılanmıştı. Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova’nın izahat talebi ve Russia Today’de yayımlanan sert analizlerin ardından Verşinin, Ankara ile yürütülen diyaloğa dair şunları söyledi:
“Türkiye ile aramızda en farklı konularda hakikaten güvene dayalı bir diyalog sürdürülmektedir. Yasaklı bir konu yok. Bu diyalog, tarafların menfaatlerine ve pozisyonlarına gösterilen samimi saygı temelinde yürütülmektedir. Temel insan haklarını çiğneyen, terör yöntemlerine başvuran, Nazizmin ideallerine ve eylemlerine methiyeler düzen Kiev rejiminin silahlarla beslenmesinin barışçıl bir çözüme ulaşılmasına katkı sağlamadığı yönündeki kesin kanaatimizi gizlemiyoruz.”
Ayrıca 1 Eylül tarihinde Bişkek’teki Şangay İşbirliği Örgütü Zirvesi‘nde Vladimir Putin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği görüşmede, kalıcı barışın tesisi için ortak hedeflerin teyit edildiği hatırlatıldı.
Karadeniz’de güvenlik ve denetim mekanizması nasıl kurulacak?
Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılar, iki liderin Bişkek görüşmesinin ana maddelerinden biriydi. Türkiye’nin geçici ateşkes önerisine Rusya’nın mesafeli yaklaşımını değerlendiren Verşinin, krizin kaynağı olarak Haziran ayında Rusya’ya ekonomik zarar verme kararı alan Kiev yönetimini işaret etti. Büyükelçi, gemilere yönelik saldırıların Türk denizcileri de etkilediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizim tutumumuz açık ve nettir. “Pandora’nın kutusu”nu açan biz olmadık ancak yapılanları karşılıksız da bırakmayacağız. Böylesi bir gerilimin kıyıdaş devletleri, deniz seyrüseferini, lojistik ve ulaştırma bağlarını olumsuz etkilememesi mümkün değildir. Bu sebeple, Karadeniz’deki seyrüseferin ve ticari deniz taşımacılığının güvenliğini sağlayacak olası tedbirler üzerine Türk mevkidaşlarımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. Bunun için de sivil gemilerin askeri maksatlarla kullanılmadığını teyit edecek güvenilir doğrulama ve denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.”
Sinop ve Trakya nükleer projeleri için hangi adımlar atılacak?
Enerji iş birliğinde Akkuyu Nükleer Güç Santrali kritik bir eşik olarak görülüyor. Mersin’deki santralin ilk ünitesinin yıl sonuna kadar devreye alınması hedeflenirken, Büyükelçi Verşinin yeni projeler için de yeşil ışık yaktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni santrallere dair “Akkuyu Nükleer Santrali’nin açılışıyla birlikte yeni bazı santrallerin açılış adımlarını da yine birlikte atacağız” sözlerini destekleyen Verşinin, Sinop ve Trakya planlarını doğruladı.
Rusya ve ROSATOM’un Türkiye’nin nükleer enerjiye geçiş sürecine katkı sağlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Verşinin, Mavi Akım ve TürkAkım gibi doğalgaz hatlarının yanı sıra petrol ve kömür sevkiyatının da kesintisiz süreceğini vurguladı. Verşinin, “Türkiye, kilit ve güvenilir bir ortağımız olagelmiştir ve öyle olmayı da sürdürmektedir” diyerek iki ülke arasındaki enerji bağlarının gücüne dikkat çekti.








