Gaziantep’te 2026-2027 eğitim öğretim yılının açılışı üzerinden bir hafta geçmesine karşın, bazı okullarda hala ders başı yapılamadı. Özellikle Şehitkamil bölgesindeki Bahattin Teymur İlkokulu’nda veliler, çocuklarının her sabah okula gidip öğretmen bulamadıkları için eve dönmek zorunda kalmalarına büyük tepki gösteriyor. Bu durum, kentteki kronik öğretmen açığı sorununu bir kez daha gündemin üst sıralarına taşıdı.
Gaziantep’te Öğretmen Planlaması Neden Yapılamıyor?
Eğitim-İş Gaziantep Şube Başkanı Ali Arpat, okullarda yaşanan bu boşluğun basit bir idari hata olarak görülemeyeceğini ifade etti. Arpat, öğretmen ihtiyacının eğitim dönemi başladıktan sonra fark edilecek bir durum olmadığını; emeklilikler, tayinler, değişen öğrenci sayıları ve yeni derslik ihtiyaçlarının aylar öncesinden öngörülebilir olduğunu vurguladı.
Kritik Mahallelerde Doluluk Oranı Ne Kadar?
Arpat, öğretmen açığının kentin belirli bölgelerinde çok daha derin hissedildiğini belirterek çarpıcı veriler paylaştı. Yapılan açıklamalara göre; Düztepe, Vatan Mahallesi, Narlıtepe, Ünaldı, Tekstilkent, Perilikaya, Şirinevler, Serinevler, İncilikaya, Çıksorut, Göllüce, Karşıyaka ve çevresindeki ilkokullarda sınıf öğretmeni doluluk oranlarının sadece yüzde 20-30 seviyelerinde kaldığı görüldü.
Eğitim Hakkı Atama Takvimine Mi Bağlı?
Öğrencilerin eğitim hakkının bürokratik gecikmelere kurban edilemeyeceğini söyleyen Arpat, “Öğretmen ihtiyacı eğitim öğretim yılının ilk haftasında ortaya çıkmamaktadır. Emeklilikler, tayinler, öğrenci sayıları, yeni açılan sınıflar, norm kadrolar ve okul bazındaki ihtiyaçlar önceden belirlenebilir ve planlanabilir” dedi. Planlamanın sadece kâğıt üzerindeki rakamlarla değil; nüfus hareketleri ve bölge ihtiyaçlarıyla eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini savundu.
Sorunun Kalıcı Çözümü İçin Ne Yapılmalı?
Ücretli öğretmenlik uygulamasının bir çözüm değil, geçici bir yama olduğunu belirten Arpat, kâğıt üzerindeki verilerle gerçek hayat arasındaki farkı şu sözlerle özetledi: “Kâğıt üzerinde öğretmen var görünürken sınıfta öğretmen yoksa o planlamada sorun var demektir.” Arpat, eğitim hizmetinin sürekliliği için düşük ücretli ve güvencesiz çalışma yerine, kadrolu ve güvenceli istihdamın şart olduğunu ifade etti. Özellikle okula yeni başlayan miniklerin öğretmenleriyle bağ kuramamalarının telafisi güç bir eksiklik olduğunun altını çizdi.
