İktidarın Üsküdar’da sergilediği hukuk devleti ve demokratik rejim krizini İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) de sıçratıp sıçratmayacağı sorusu artık medya dünyasının ana gündem maddesi haline geldi. Eğer böyle bir hazırlık mevcutsa, bu hamlenin arkasında yatan stratejik detaylar şimdiden tartışılmaya başlandı.
İBB ve CHP Belediyeleri İçin Hangi Senaryolar Konuşuluyor?
Kamuoyuna yansıtılan değerlendirmelere göre, iktidarın muhalefeti tasfiye etme ve yerel seçimlerde kaybettiği belediyeleri geri alma planlarına PKK ve DEM’in destek verebileceği iddia ediliyor. Medyadaki yorumlar, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, CHP’nin kazandığı tüm belediye meclislerinde PKK ve DEM’in Cumhur İttifakı ile ortak bir tutum sergileyebileceği ihtimalini ön plana çıkarıyor.
Bu iddialar saf değiştiren bir siyasetçinin beyanatlarına dayandırılsa da doğruluğu henüz kesinlik kazanmış değil. Ancak şahsi kanaatimce, bu tür bir girişim seçmen nezdinde büyük bir infiale yol açarak iktidarın seçimleri kaybetmesini kaçınılmaz bir noktaya taşıyacaktır.
Üsküdar’daki Demokrasi Direnişi Ne Zaman ve Nasıl Gerçekleşti?
12 Eylül 2026 Cumartesi gecesi Üsküdarlılar; kendi oylarına, iradelerine, hukuk devletine ve demokrasiye sahip çıkarak tarihi bir duruş sergilediler. Hem Ekrem İmamoğlu’nun hem de Sinem Dedetaş’ın cezaevinden gönderdikleri mektuplar, Özgür Özel’in yaptığı konuşma ve alanı dolduranların haykırdığı sloganlar, Üsküdar halkının maruz kaldığı operasyona karşı kalbi protestosunu tarihe not düştü.
Halkın İradesine Sanat ve Siyasetle Nasıl Selam Gönderildi?
Siyaset ile sanatı harmanladığım Yahya Kemal şiirlerine, dün www.kongar.org isimli internet sitemde yer alan “Mazi Kalbimde Bir Yaradır” başlıklı yazı ile devam ettim. Sinem Dedetaş nezdinde tüm Üsküdar halkına ithaf ettiğim o makaleye göz atmanızı öneririm. Cumartesi akşamı düzenlenen mitingin yarattığı ışıltı, yapılan siyasi operasyonu hükümsüz kıldı ve hüzün yerini direnen Üsküdarlılara duyulan güçlü bir destek duygusuna bıraktı.
O esnada Yahya Kemal’in sanki o özel an için kaleme alınmış muhteşem mısraları, orijinal haliyle duygularıma rehberlik etti:
Ötmekte fecre karşı horozlar birer birer;
Geçtikçe her dakika belirmektedir seher.
Bilmem kaçıncı fecri vatan toprağında, biz,
Görmekle şimdi bir yaşatan vecd içindeyiz.
Etrafı okşuyor mayısın tâze rüzgârı
Karşımda köhne Üsküdâr’ın dost ışıkları…
Ya bağrı yanık kimselersiniz!
Yâhut da her sabah uyanık kimselersiniz!
Dünyâ yüzünde, bir sefer olsun, tanışmadan
Öz çehrenizle sizleri görmekteyim bu an.
Sizlersiniz bu ân’ı ışıklarla Türk eden!
Eksilmesin şu mutlu şafaklar bu ülkeden!
Gönlüm, dilim, kanım ve mizâcımla sizden’im;
Dünya ve âhirette vatandaşlarım benim.
ÜSKÜDAR’IN DOST IŞIKLARI








