2023 yılının ardından, 6 Eylül tarihinde üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğuna ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımımız, bir defa daha göğsümüzü kabarttı. Bu büyük zafer, ay-yıldızlı ekibimize 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na doğrudan katılım bileti kazandırırken, aynı zamanda topluma gelecek için büyük bir umut aşıladı.
Filenin Sultanları Ne Başardı?
Uzun süredir hasret kaldığımız sevinç ve gurur duygularını bizlere yeniden yaşatan milli sporcularımız, “Cumhuriyetin bize açtığı bu yolda Türk kadınlarının neler başarabileceğini bir kez daha gösterdik” ifadesiyle kendimize olan inancımızı tazelediler. Özellikle cinsiyet temelli eşitsizliklerin arttığı bir süreçte bu inancın pekiştirilmesi, kazanılan başarıyı çok daha kıymetli bir hale getirdi.
Cam Tavanlar Neden ve Nasıl Kırılıyor?
Bu büyük başarı hikayesinin arkasında “cam tavan” kavramını anmamızın sebebi, sinsice kurgulanan cinsiyet ayrımcılığının ulaştığı son durumdur. Kadın istihdamını destekleyecek önlemlerin alınması bir yana; tam aksine uygulamalarla, güvencesiz ve esnek çalışma modelleri üzerinden kadın yoksulluğunun derinleştirildiği bir dönemden geçiyoruz. Cam tavan, kadınların hiyerarşik düzende belirli bir seviyenin üzerine çıkmasını engelleyen o soyut bariyerleri temsil etmektedir.
Cumhuriyetin Kadına Sağladığı Kazanımlar Nelerdir?
1960-1980 yılları arasında sosyologlar tarafından yürütülen çalışmalar, Cumhuriyetin Türk kadınına sunduğu kazanımları derinlemesine incelemiştir. Bu araştırmalarda, Cumhuriyet öncesi dönemle yapılan kıyaslamalar, kadınların erkek egemen yapıdaki ikincil rolden nasıl sıyrıldığını ortaya koymuştur. Özellikle hukuk ve tıp gibi meslek alanlarında Türk kadınlarının oranının Batılı ülkelerden daha yüksek olması, Cumhuriyetin sunduğu olanakların bir sonucu olarak kaydedilmiştir.
Toplumsal Cinsiyet Kavramı Neyi İfade Eder?
Toplumsal cinsiyet, biyolojik farklılıklardan ziyade toplum tarafından inşa edilen rolleri, öğretilmiş davranışları ve beklentileri tanımlar. Ünlü feminist Simone de Beauvoir‘un “kadın doğulmaz, olunur” tespiti de toplumsal cinsiyetin “yaratılmış” bir durum olduğuna işaret eder. Günümüzde kadın voleybolcularımız, bu yapay çaresizlik ve kurgulanmış eşitsizlik karşısında adeta yeni bir uyanışın sembolü haline gelmişlerdir.
Siyasi baskılardan uzak, erkek egemen toplumun dayatmalarına boyun eğmeden, liyakatli ve tecrübeli ellerde ne kadar yükselebileceğimizi tüm dünyaya kanıtladılar. Cam tavanları parçalamanın yolunun başarıdan, başarının yolunun ise engelleri kaldırarak çok çalışmaktan geçtiğini topa vura vura gösterdiler.
Toplumda kadınların kariyerlerinde ilerlemelerini engelleyen o görünmez duvarları yıkacak gücün içimizde olduğunu bizlere tekrar hatırlatan milli sporcularımıza en büyük teşekkürümüz, kendi potansiyelimizin farkına varmak olacaktır.
EMEKLİ DANIŞTAY ÜYESİ
CUMHURİYETİN KAZANIMLARI
Suna Türkoğlu
