Türkiye günümüzde hukuktan ekonomiye, eğitimden güvenliğe kadar uzanan çok boyutlu ve oldukça ağır bir toplumsal güven bunalımıyla karşı karşıya kalmış durumdadır. AKP=RTE üretimi olarak nitelendirilen bu karanlık tablodan nasıl çıkılacağı merak edilirken, aslında yaşanan tüm bu olumsuz gelişmelerin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu görülmektedir.
Neler Yaşanıyor: Yolsuzluk İddiaları ve Yerel Yönetimlerdeki Çürüme
Esenyurt Belediyesi’nde başlatılan yeni soruşturma dikkat çekerken, belediyenin 2024 senesinden bu yana kayyım tarafından yönetildiği hatırlatılıyor. İhalelere fesat karıştırma ve rüşvet alma gibi iddiaların yanı sıra Çeşme’de de rüşvet, irtikap ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlamalar gündemde. Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek başta olmak üzere iktidar partisine mensup belediyeler ise adeta birer dokunulmazlık zırhı altında bulunuyor.
Yolsuzlukların soruşturulmasına karşı çıkmak mümkün değildir; zira hukuk devleti, iktidar veya muhalefet ayrımı gözetmeksizin adil bir uygulama sergilemekle yükümlüdür. Ancak mevcut tablo bunun tam aksini göstermektedir. Öte yandan, bazı belediye başkanları ve meclis üyelerinin AKP’ye “geçmeyi” sürdürmesi de ayrı bir tartışma konusudur. Belediye başkanlığının partiye değil seçmene ait bir emanet olduğu gerçeğiyle, bu tür parti değişikliklerinde seçmen onayını içeren demokratik yöntemlerin tartışılması gerekmektedir.
Neden: Kişiye Özel Rejim ve Anayasal Belirsizlik
MHP Lideri Bahçeli, yürütmede Erdoğan, yasamada ise MHP formülüyle Cumhur İttifakı’na olan mutlak sadakatini sürdürüyor. Mayıs 2028 seçimlerinin 360 milletvekili ile erkene alınarak RTE’ye 4. kez adaylık fırsatı verilmesi planlanırken, asıl soru Türkiye’nin kurumlarının kişilere mi yoksa kişilerin kurumlara göre mi şekilleneceğidir. Bu durum, anayasal rejimin askıda mı yoksa sürgünde mi olduğu sorusunu beraberinde getirmektedir.
Nerede: Eğitimde Şiddet ve Güvenlik Sorunu
Başakşehir’deki bir imam hatip ortaokulunda gerçekleşen bıçaklı saldırı sonucunda 8 öğrenci yaralanmış, 1 öğrenci ise hayatını kaybetmiştir. Milli Eğitim Bakanı Tekin’in bu süreci “sabote edenler” olarak nitelendirmesi, gerçeklerden kopuk bir saptırma olarak görülmektedir. Bir çocuğun şiddete yönelmesi durumunda, sadece faili değil, o çocuğu suça iten sosyal çevreyi ve kök nedenleri çözmek şarttır. Okul güvenliği, sadece kapıya bir görevli dikmekle sağlanamaz.
Nasıl: Ekonomik Çöküş ve Borsa Skandalı
Reuters verilerine göre BIST-100 endeksi, Eylül 2026’da yüzde 16.65 oranında gerileyerek 2008 yılından bu yana en kötü aylık performansını sergilemiş ve teknik olarak ayı piyasasına girmiştir. Vatandaşlar için asıl mesele sadece borsa değil; geçim sıkıntısı ve öngörülebilirliktir. Eylül ayı yıllık TÜFE verileri TÜİK’e göre yüzde 29.73, ENAG’a göre ise yüzde 46.61 olarak açıklanmıştır. Konut, su, elektrik ve yakıt grubundaki yıllık artış ise yüzde 39.99’u bulmuştur. İktidarın devasa borsa skandalında gerçek sorumlulara dokunmaması, domino etkisiyle sistemin çökmesinden korkulmasıyla açıklanmaktadır. Eylül ayında BIST’in piyasa değeri 5.3 trilyon TL (yaklaşık 108.5 milyar dolar) azalırken, toplam kayıp yüzde 23.27’ye ulaşmıştır.
Ne Zaman: Uluslararası Anlaşmalar ve Meclis Denetimi
RTE tarafından 7 Ağustos tarihinde imzalanan Mekke Anlaşması, Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca hâlâ TBMM onayına sunulmamıştır. Reuters, Türkiye ve Pakistan’ın askeri danışmanlık desteği verdiğini belirtirken, asker gönderme yetkisinin Anayasa’nın 92. maddesi gereği TBMM’de olduğu ve bu tezkerenin reddedilebileceği hatırlatılmaktadır.
Kim: Adalet ve Toplumsal Gelecek
J. Rawls’a göre “Adalet, toplumsal kurumların temel erdemidir.” Ekonomik istikrar ve devletin bekası, adalet çöktüğünde sürdürülebilir olmaktan çıkar. Futboldaki hakem ve federasyon tartışmaları dahi ülkedeki genel kurumsal güven bunalımının ve ahlaki çürümenin bir yansımasıdır. 24 yılın sonunda gelinen bu noktada iktidarın rotasını 180 derece değiştirmesi gerekmektedir.
Çözüm İçin 6 Kritik Adım:
- Yargıda tam bağımsızlığın acilen sağlanması.
- Tüm yerel yönetimlerde “temiz yönetim” anlayışının hakim kılınması.
- TBMM’nin denetim gücünün geri verilmesi ve parlamenter sisteme dönüş.
- Ekonomide yolsuzlukları bitirecek bir “güven paketi”.
- Çocuklar ve gençler için kapsamlı ruh sağlığı ve ekonomik destek programları.
- Kutuplaştırmanın terkedilerek ulusal ve bağımsız politikalara dönülmesi.
Türkiye kritik bir yol ayrımındadır. Hukuk devleti, liyakat ve hesap verebilirlik kalıcı olmalıdır. AKP=RTE ya bu yıkımdan vazgeçecek ya da ilk seçimlerde halka hesap verecektir. Türkiye Cumhuriyeti ebedidir.
