Hekim Birliği Sendikası, kamuoyunda tartışılmaya başlanan yüzde 5 sendikal baraj önerisine sert bir dille karşı çıktı. Daha önce benzer şekilde getirilen yüzde 1 ve yüzde 2 oranındaki kısıtlamaların yargı yoluyla iptal edildiğini anımsatan sendika, sağlık ve sosyal hizmetler alanındaki diğer örgütleri beraber hareket etmeye davet etti.
Kim ve Ne Amaçla Harekete Geçti?
Hekim Birliği Sendikası, yüzde 5 sendikal baraj düzenlemesinin yeniden gündeme taşınması üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, daha önce uygulanan engellemelerin hukuktan döndüğü belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “2021 yılı toplu sözleşme görüşmelerinde getirilen yüzde 1 sendikal baraj düzenlemesi, Danıştay 12. Dairesinin 16 Mart 2023 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Ardından getirilen yüzde 2 sendikal baraj düzenlemesi de Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 18 Ocak 2024 tarihli kararıyla iptal edilmiş, karar 5 Mart 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yargı kararları ortadayken bugün yüzde 5 sendikal barajın yeniden gündeme getirilmesi, sendikal özgürlükler ve demokratik örgütlenme hakkı açısından kabul edilemez bir girişimdir.”
Neden Bu Düzenlemeye Karşı Çıkılıyor?
Sendika, anayasal hakların altını çizerek hiçbir siyasi gücün veya üye sayısının örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayamayacağını savundu. Açıklamada, “Anayasa’nın 51. maddesiyle güvence altına alınan sendika kurma ve sendikaya üye olma özgürlüğü, hiçbir sendikanın siyasi gücüne, büyüklüğüne veya üye sayısına göre sınırlandırılamaz. Hekim Birliği Sendikası olarak gücümüzü siyasi yapılardan, idari makamlardan veya ayrıcalıklı yasal düzenlemelerden değil; haklı mücadelemizden, ilkeli duruşumuzdan ve üyelerimizin bize duyduğu güvenden alıyoruz.” denildi.
Mücadelenin ilkesel bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Hekim Birliği Sendikası, büyüme stratejilerinin yasaklara dayanmadığını şu sözlerle ifade etti: “Bizim büyümek için barajlara, rakiplerimizi engelleyen düzenlemelere veya siyasi desteğe ihtiyacımız yoktur! Biz üyelerimizi haklılığımıza inanarak, verdiğimiz mücadeleye güvenerek ve hekimlerin haklarını kararlılıkla savunarak kazanıyoruz. Barajlar bizim önümüze set çekemez! Ancak başka sendikaların ve kamu görevlilerinin örgütlenme özgürlüğünün önüne çekilecek her sete karşı durmak bizim için ilkesel bir sorumluluktur.”
Nasıl Bir Yol Haritası İzlenecek?
Hekim Birliği Sendikası, sendikacılığın çalışanların haklarını korumak amacıyla yapılması gerektiğini hatırlatarak, siyasi güdümden uzak durulması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, sağlık ve sosyal hizmetler iş kolunda faaliyet yürüten diğer sendikalarla ortak bir platform kurulması için düğmeye basıldı. “Bu doğrultuda sendika başkanlarıyla görüşmeler başlatılmış olup, sendikal özgürlüğü savunan bütün sendikaların ortak bir mücadele zemini oluşturması için girişimlerimiz sürmektedir. Amacımız yalnızca kendi sendikamızın haklarını korumak değildir. Amacımız, bütün kamu görevlilerinin sendika seçme özgürlüğünü, sendikal çoğulculuğu, örgütlenme hakkını ve demokratik sendikacılığı savunmaktır.” ifadesi kullanıldı.
Düzenlemenin Engellenmesi İçin Gerekli Çalışmaların Yürütülmesi Hedeflenmektedir
Eylem planının detaylarını paylaşan sendika, şu hedefleri sıraladı:
- Sağlık ve sosyal hizmetler iş kolundaki sendikaların ortak bir platformda buluşması,
- Sendika başkanlarının katılımıyla ortak mücadele ve eylem planı oluşturulması,
- Kamuoyunun bilgilendirilmesi ve toplumsal farkındalık oluşturulması,
- Siyasi partiler ve milletvekilleri nezdinde girişimlerde bulunulması,
- Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmeden engellenmesi için gerekli demokratik ve hukuki çalışmaların yürütülmesi.
Sonuç Olarak Ne Bekleniyor?
Baraj girişimini sendikal özgürlükler için ciddi bir tehdit olarak niteleyen Hekim Birliği Sendikası, açıklamasını şu uyarıyla noktaladı: “Böylesine antidemokratik bir düzenlemenin bırakın kanunlaşmasını, yeniden gündeme getirilmesini ve bir seçenek olarak değerlendirilmesini dahi sendikal özgürlükler açısından ciddi bir tehdit olarak görüyoruz. Hiçbir sendikanın, başka sendikaların önünü kesen düzenlemelerle güç kazanmasına izin verilmemelidir. Sendikaların büyüklüğünü belirleyecek olan siyasi pazarlıklar değil, çalışanların özgür iradesi ve sendikaların ortaya koyduğu mücadele olmalıdır. Bugün mesele hangi sendikanın büyük, hangisinin küçük olduğu meselesi değildir. Bugün mesele, sendikal özgürlüğün korunması ve çalışanların iradesine sahip çıkılması meselesidir. Bugün sessiz kalınan bir hukuksuzluk, yarın bütün sendikaların ve kamu görevlilerinin karşısına çıkabilir.”
