Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum tarafından dile getirilen 16 Nisan 2028 seçim tarihi önerisi, hukuk dünyasında ve siyasette geniş yankı uyandırdı. Erdoğan’ın yeniden aday olup olamayacağı tartışmalarına dahil olan Yargıçlar ve Savcılar Birliği’nin (YARSAV) kurucu başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, yasal süreleri hatırlatarak 14 Mart 2028 sonrasının adaylık için mümkün olmadığını savundu.
Kim, neyi tartışıyor?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, 16 Nisan 2028’de seçim yapılması halinde Erdoğan’ın bir kez daha aday olabileceğine dair sözleri üzerine başlayan polemik sürüyor. Eminağaoğlu, 14 Mayıs 2023 tarihindeki seçimler referans alındığında, 14 Mart ve sonrasına denk gelecek bir seçim takviminde Erdoğan’ın adaylık hakkının bulunmadığını ifade etti.
Ne zaman seçim yapılması gerekiyor?
Anayasa kuralları çerçevesinde en geç 7 Mayıs 2028’de düzenlenmesi beklenen seçimlere 595 gün kala, siyasi kulisler adaylık ihtimallerini şimdiden konuşmaya başladı. 2014, 2018 ve 2023 yıllarında olmak üzere üç defa Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin alacağı bir kararla dördüncü kez yarışa girmesi hedefleniyor.
Nasıl bir hukuki engel öngörülüyor?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Bölümü’ndeki tecrübesiyle bilinen Ömer Faruk Eminağaoğlu, Uçum’un açıklamalarını “vesayet” eleştirisiyle karşılayarak şu ifadeleri kullandı: “Mehmet Uçum, seçim için net tarih verip, 16.04.2028 demiş… Öncelikle ‘seçimin yenilenmesi’ (erken seçim) konusunda Cumhurbaşkanı değil, TBMM karar alır, YSK da önceki yanlış kararını sürdürürse, ancak bu durumda Erdoğan aday olabilir… Uçum, Cumhurbaşkanı adına mı konuşuyor, yoksa TBMM’yi vesayet altına mı almış? Uçum, iyi uçmuş mu demeli… Seçim ve oy verme kavramları farklı kavramlar… Mevzuatta, her ne kadar bazı yerlerde oy verme ve seçim eş anlamlı olarak kullanılsa da, seçim demek, bir başlangıç tarihi ile başlayıp oy verme ve itirazlar ile sona eren takvime bağlı bir dönem demek.”
Hangi kanun maddesi belirleyici olacak?
Seçim süreci ile oy verme gününün farklı kavramlar olduğunu vurgulayan Eminağaoğlu, 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 3/3’üncü maddesine dikkat çekti. Kanun hükmünde yer alan “Oy verme gününden geriye doğru hesaplanacak altmış günlük sürenin ilk günü seçimin başlangıç tarihidir” ifadesine dayanarak, 14 Mart tarihinden itibaren Erdoğan’ın yasal olarak aday olamayacağını ileri sürdü. Eminağaoğlu’na göre, TBMM seçimin yenilenmesi kararı alsa dahi durum değişmiyor.
Süreç nasıl sonuçlanacak?
Eminağaoğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bu süreçte takınacağı tavrın belirleyici olacağını belirterek süreci şu sözlerle özetledi: “Bu seçimde, YSK bu yasa hükmünü mü gözetecek, yoksa ‘seçim=oy verme’ günüdür mü diye yeni bir kararla Erdoğan için kapıları açacak, onu hep beraber göreceğiz!” Uzmanlar, 60 günlük sürenin adaylık düğümünü çözecek ana unsur olduğunu belirtiyor.
