1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Sağlıkta Teşvik Adaletsizliği: Hemşire ve Ebelerin Emeği Sayılmıyor

Sağlıkta Teşvik Adaletsizliği: Hemşire ve Ebelerin Emeği Sayılmıyor

Sağlık çalışanları, bakım emeğini dışlayan ek ödeme sistemindeki adaletsizliğe karşı yönetmeliğin acilen revize edilmesini talep ediyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan Ek Ödeme Yönetmeliği’ndeki katsayı ve puanlama dengesizliği, hemşireler ile ebelerin ciddi mağduriyetler yaşamasına neden oluyor. Mevcut teşvik modelinin sadece ameliyat ve reçete yazımı gibi işlemleri yüksek puanlarla ödüllendirmesi, hastaların 24 saatlik tedavi ve bakım sürecini sırtlayan hemşire ve ebeleri sistemin dışına itiyor. Hatalı puanlama omurgası ve katsayı uçurumu nedeniyle emeklerinin karşılığını alamayan sağlık çalışanları, teşvik sisteminin vakit kaybetmeden revize edilmesini talep ediyor.

Teşvik Sistemindeki Sorunların Temeli Nedir?

Cumhuriyet gazetesine değerlendirmelerde bulunan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, meselenin sadece puanlama adaletsizliği olmadığını, asıl sorunun performans sisteminin kendisi olduğunu vurguladı. Karacabey’e göre, “hizmete katkı, verim ve kalite” sloganıyla hayata geçirilen bu sistem, sağlık hizmetlerini yalnızca ölçülebilir rakamlar üzerinden kategorize ediyor.

Performansa dayalı ödemelerin temelini oluşturan SUT kalemlerinin; yataklı tedavi, poliklinik, cerrahi müdahale ve ameliyat gibi başlıklardan ibaret olduğunu ifade eden Karacabey, bu ölçümlerin büyük oranda hekimlerin gerçekleştirdiği işlemler üzerinden kurgulandığını belirtti. Karacabey, “Sağlık hizmetlerinin birbirini tamamlayan ve ekip işi olmasına rağmen sadece hemşire ve ebelerin değil, acil hizmetlerden evde sağlığa kadar hizmet veren pek çok sağlık emekçisinin emeğinin ücrete değer görülmediğini görüyoruz” dedi.

Performans Sistemi Bakım Emeğini Nasıl Etkiliyor?

Mevcut ödeme kalemlerinin özellikle bakım emeğini görünmez kıldığını ve meslek grupları arasında ayrışmaya yol açtığını belirten Nazan Karacabey, bu durumun ekip ruhunu zedelediğini ifade etti. Adil paylaşımın kendileri için ikincil bir mesele olduğunu söyleyen Karacabey, asıl taleplerinin teşvik ve performans sisteminin tamamen lağvedilerek, emekliliğe yansıyan hakkaniyetli bir temel ücret politikasının uygulanması olduğunu dile getirdi.

Sistemin hekimler için de çözüm olmadığını savunan Karacabey, “Hekimler bu ödeme kalemlerinden çok mu memnun? Eğer böyleyse neden hekimler kamu hastanelerinden özele geçiyor ya da yurtdışuna göç ediyor? Sistem kendini hekimler ya da hekimlik üzerinden var etmeye sürdürmeye çalışırken neden hekim intiharlarını konuşuyoruz? Aynı şekilde hemşireler de benzer arayışlar içindeler” şeklinde konuştu.

Sağlık Sistemindeki Personel Eksikliği Neden Kritik Boyutta?

Sağlık hizmetlerinin sadece hekim, ebe ve hemşirelerle sınırlı kalmadığını hatırlatan Karacabey, tüm sağlık emekçilerinin yoğun iş yükü ve mobbing baskısıyla mücadele ettiğini söyledi. Bu sistemin sadece ücret adaletsizliğine yol açmadığını, aynı zamanda mesleki hiyerarşiyi derinleştirerek sağlık çalışanlarının birbirini hedef almasına zemin hazırladığını belirten Karacabey, “Bu sistem en büyük sağlık sorunudur” dedi.

112 acil hizmetlerinden şehir hastanelerine kadar pek çok birimde personel eksikliğiyle hizmet verildiğini kaydeden Karacabey, bu durumun sağlık çalışanlarını tükenme noktasına getirdiğini ve halkın nitelikli sağlık hizmetine erişimini engellediğini vurguladı.

Türkiye ve OECD Verileri Arasındaki Uçurum Ne Durumda?

Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine dikkat çeken Karacabey, 100 bin kişi başına düşen hemşire ve ebe sayısının OECD ortalamasında bin iken, Türkiye’de bu rakamın 381 olduğunu açıkladı. Karacabey, “Diğer taraftan 2002 yılından itibaren hekime müracaat yüzde 401,46 artmış. Kısaca kışkırtılmış sağlık talebini şehir hastaneleri vizyonu ya da sağlık turizmi reklamları ile kapatmaya çalışsalarda yaşam hakkı için hizmet veren sağlık emekçilerinin tükenme noktasına geldiği hem kendi aralarında hem de hizmet verdikleri halkla aralarında giderek derinleşen bir uçurumun varlığı inkar edilemez” ifadelerini kullandı.

Gelişmiş Ülkeler Göçmen Sağlıkçılara Neden Bağımlı Hale Geldi?

Dünya genelindeki eğilimlere de değinen Karacabey, son yirmi yılda OECD ülkelerinde yabancı sağlık personeli sayısının rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Yabancı doktor sayısının %86, hemşire sayısının ise %136 oranında artarak genel istihdam artışını geride bıraktığını ifade eden Karacabey, sözlerini şöyle tamamladı: “Sağlık sistemlerini ayakta tutmak için göçmen profesyonellere daha fazla ihtiyaç duyan ülkeler; özel vize yolları, meslek açığı listeleri ve ikili iş gücü anlaşmalarıyla uluslararası alımları hızlandırıyor. Bu durum, OECD ülkelerinin sağlık sistemlerini sürdürebilmek ve artan sağlık ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için göçmen sağlık profesyonellerine giderek daha fazla bağımlı hale geldiğini göstermektedir.”

Sağlıkta Teşvik Adaletsizliği: Hemşire ve Ebelerin Emeği Sayılmıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

WordPress ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
Alternatif ile Haber Hakkında Sohbet

Alternatif ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir